• Ana Sayfa
  • İlhan İrem Konserleri
  • İlhan İrem
  • Forum
  • Fotoğraflar
  • Hatıra Defteri
  • Ağustos 2010 için arşiv

    İlhan İrem Arena’ya Çıktı / Bursa Yeni Dönem – 05 Ağustos 2010

    05 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    Sanata, toplumun bozulan dokusuna, kolay tüketilen değersizliklerine karşı sürdürdüğü “sessiz direnişine” gerçekleştirdiği konserlerle son veren İlhan İrem, önceki akşam da Kuruçeşme Arena’da hayranlarıyla buluştu.
    Devamı »

    Duyguları Olmayanlara Değil, Duyguları Ölmeyenlere! / 05 Ağustos 2010

    05 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından, Yazılar

    Isı 35 derecenin üzerindeydi. Nem oranı ise; yüzde 77…

    İstanbul Kuruçeşme Arena’da denizin kenarındaydık ama havadaki aşırı nem herkesi rahatsız ediyordu. Boğazdan rüzgar esmiyor, insanlar terliyor ve bunalıyordu.
    Devamı »

    Ojeli İlhan İrem / Sabah – 03.08.2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    Müzik hayatına 1970’li yıllarda başlayan İlhan İrem, önceki gece Turkcell Kuruçeşme Arena’da verdiği konserde siyah ojeli tırnaklarıyla dikkat çekti.

    Boş Ver Arkadaş ve Sazlıklardan Havalanan gibi şarkılarıyla tanınan İlhan İrem, önceki akşam İstanbul’daki Turkcell Kuruçeşme Arena’da sahne aldı. Sanatçı “BİR” adını verdiği konserinde sevenleriyle buluştu. Sahnede belirdiği an tüm seyircilerin ayakta alkışlarıyla karşılanan İlhan İrem, gece boyunca tüm şarkılarını 4 bin kişiden oluşan seyirci korosuyla birlikte seslendirdi. “Işık ve sevgiyle olmaya hoş geldiniz” sözleriyle başlayan konserinde seyircilerden birkaçının “Sen bizim ruhani liderimizsin” demesi dikkat çekti.

    ‘BU ŞARKI ŞEHİTLERİMİZ İÇİN’
    “Dua” adlı şarkısıyla konserine başlayan İrem, “Bu şarkı vatan için şehit olanlar içindir” dedi. Her parçasına eşlik eden seyirciyle inanılmaz bir uyum yakalayan İlhan İrem’in güvercinli kafes dekoru da gecenin ilginç detayları arasındaydı. Eski ve yeni şarkılarını seslendiren sanatçı uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir konsere imza attı. İrem’in tırnaklarındaki siyah ojeler dikkatli gözlerden kaçmadı.

    Yüksel YAVUZ
    http://www.sabah.com.tr

    Arena’da Ata’lı mesaj / Hürriyet Kelebek – 3 Ağustos 2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    Yıllar sonra bir konser alanında sevenleriyle buluşan İlhan İrem, “Dua” şarkısını Atatürk ve şehitler için okuyacağını söyledi, Kuruçeşme Arena alkışlarla inledi.

    Konserini “Dua”yla açtı

    İlhan İrem, önceki gün Kuruçeşme Arena sahnesindeydi. 4 bine yakın hayranını “Işık ve sevgiyle olmaya hoş geldiniz” diye selamlayarak konsere başlayan efsane şarkıcı, açılış şarkısı olarak “Dua”yı seçmişti. Ama konseri izleyenleri şarkıdan çok şarkıya geçmeden önce söylediği sözler duygulandırdı.

    Eşsiz mavi gözlü için söyledi

    “Dua”yı Atatürk’e ve şehit askerlere ithaf eden ırem, “Bu şarkı eşsiz mavi gözlü ve vatan uğruna şehit olanlar içindir” dedi. Bu sözlerle birlikte binlerce kişi ayağa kalktı ve alkışlar dakikalarca dinmek bilmedi. Yaklaşık iki saat sahnede kalan sanatçı, konserini semazenler eşliğinde okuduğu şarkılarla noktaladı.

    Serdar BENLİ
    http://www.hurriyet.com.tr

    Işık ve Sevgiyle / Takvim – 03 Ağustos 2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından, Yazılar

    Rahmetli babam, onun şarkılarını çok severdi. “Bu adam başka okuyor” derdi. O yüzden önceki akşam İlhan İrem’in konserindeydim. Babamın yüreğiyle dinledim şarkıları. Müziğe de doydum, konser keyfine de. Ve hatta kaliteli müzik ruhunun keyfini çıkaranları izlemeye de. Şarkıcının ve şarkıların kalitesi, ona gösterilen zarafetle bağlantılı.
    ***

    Şarkılar aşkın kardeşidir. Hüzünlerin hicran kokusu. Şimdiki şarkılara bakıyorum da, ortalık müzik ruhunu zedeleyen şarkılarla dolu. Radyoların iltimasıyla, kulaklarımıza yerleşen berbat şarkılardan illallah dedim. Tam poşete atılacak, mikroplu, sopalı, birbirinin berbat kopyası şarkılar. Bu sezon en çok sinirimi bozanların listesini yayınlarsam, birinci sırayı Demet Akalın ve Hande Yener kapışırlar. Birbirine bu kadar yakışan iki sevimsizden geriye kalanları televizyonlar naklen yayınlasın. Aman bizlerden uzak dursunlar. Şarkısı olmayan memleketin, aşkı olur mu?
    ***

    İlhan İrem’in kendine kilitlenmiş bir yanı vardı, onun anahtarını bulmuş. Daha enerjik, daha güvenli buldum. Çiçeğin saksıda yeni açmış sesi gibiydi. Yanımda bir arkadaşım ve annesi de vardı. Şarkılarda ağladığını gördüm. “Gençliğimin en anlamlı dert ortağıydı İlhan İrem şarkıları” dedi. Hiç şaşırmadım. 70’li yıllardan bugünlere uzanan bir yolculukta, dinlediğim İlhan İrem şarkılarının başkalığı olduğunu ben de biliyordum. Bunu gözlerimle bir kez daha gördüm.
    ***

    Hayata yolculuğunu ışık ve sevgiyle sürdüren önemli bir sanatçının konserinde olmak benim için gururdu.

    Beren Koç
    http://www.takvim.com.tr

    Işık ve Sevgi Dolu Bir Gece / Radikal – 3 Ağustos 2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    İlhan İrem, siyahlar içinde çıktığı sahneden, ‘Işık ve sevgiyle…’ deyip indi. Türbanlı kadınlar, lezbiyen çiftler, çocuklu aileler, 70’ler meraklısı gençler… Konser bittiğinde hepsi ‘kendini sarhoş gibi’ hissediyordu

    İlhan İrem, onu başka bir boyutta durup dinleyenlerin çağırdığı adıyla ‘melek’, sisler arasından siyahlar içinde çıktı Kuruçeşme Arena sahnesine; siyah gözlük, siyah pantolon/tişört ve tabii ki siyah peleriniyle. ‘Işık ve sevgiyle bir olmaya hoş geldiniz’ dedi. Döndü, Grup Sevecen’e birkaç el kol yaptı, uyum tam, sinerji büyük olacak kabilinden… Oldu da. Grup Sevecen, basta Hami Barutçu, klavyede Firuz İsmailov, davulda Aydın Karabulut ve gitarda Tahsin Endersoy’dan müteşekkil, döktürdü. İlhan İrem’in sesi 70’lerde kaydettiği plaklarda nasıl çıkıyorsa, öyleydi. Çatlamadı, patlamadı, kısılmadı, su gibi aktı, şaştım.

    Açılışı ‘Dua’yla yaptı. ‘Yazık Oldu Yarınlara’, ‘Ben Değilim’, ‘Don Kişot’, ‘Olanlar Olmuş’, Konuşamıyorum’, ‘Sen Bilirsin’, ‘İşte Hayat’, ‘Sürgün Gibi Masallarda’yla devam etti. Her şarkıdan sonra, benim pek anlayamadığım ama ön sıralardakilerin çığlık atarak tepki verdiği birtakım mesajlar iletti. Arkasında yıldızlar, gezegenler, uzay boşluğu fotoğrafları akarken, “Bizler hiçliğin ve varlığın değerini bildiğimiz için yarınlarımıza yazık olmayacak” dedi mesela. 70’ler havası, İrem’i o şarkılarıyla sevenleri coşturdu, ortamı civciclendirdi, en çok bira o ara satıldı, insanlar en çok o ara dans etti, sevgilisine sarıldı, eski sevgilisine, ‘bence artık soluksuz bir nefessin, bence artık herkes gibisin’ diye mesaj attı. Baktım, konseri önümdeki kadının kaydettiği video ekranından izlemeye, ‘Valla, aslında evrende bir kum tanesiyiz’ minvalli küçük varoluş krizlerine doğru sürüklenmeye başlıyorum, hemen indim tribünden, sahildeki masalara attım kendimi.

    Ruh gibi sevgiliyiz…

    İlhan İrem o ara ‘Ruh Gibi’yi okuyor, yani senfonik rock’tan mistik döneme geçiş aşamasını yumuşatıyordu. “Ölüm gibi bir aşk bu/ ama kimse ölmedi/ ruh gibi sevgiliyiz/ ruh gibi içimdesin” diyordu ki, ‘Alaca Tüylü Kuş’a geçti. Oradan ‘Yeraltından Fısıltılar’a, ‘Şalamar’a kaydı. 80’lere pek yüz vermedi. ‘Anlasana’ dedi, Kuruçeşme ağladı. En çok alkışı ‘Anlasana’ aldı herhalde. ‘Her şeyin bir sonu varsa/ Ayrılıkların da sonu var/ Bir gün çıkıp geleceksin/ İçimde bir ümit var, yeniden seveceksin’ derken gözyaşlarına hâkim olamayanlar, hemen ardından gelen ‘Boşver arkadaş’ta, ‘Kapılma hayallere/ Bir gün dönecek diye/ Haydi sil gözlerini/ Bakma maziye’ diyerek göbek attı, ellerini havada sallaya sallaya ‘boşveeeer’ diye bağırdı.

    İlhan İrem’in türbanlı genç kadınlar, lezbiyen çiftler, çocuklu aileler, 70’ler ve kamyon şoförlerinin gittiği esnaf lokantalarını seven gençlerden oluşan kitlesiyle başım dönmüşken, bu kez yanda ‘Türkiye ve İslam’ konulu bir ‘tartışma ve rakı masası’ oluşturuldu. Boyunlarında altından Arapça harflerle ‘Allah’ yazan kolyeler taşıyan kadınlarla, büyük coşku içinde “Bizim ülkemizde bağnazlık…” diye başlayan cümleler kuran adamların gürültüyle kendilerinden geçtiği masaların yanından uzadım, “Büyüksün İlhan abi” dedim, “böyle bir kitleyi bir araya getirmek her babayiğidin harcı değil”. Bise fazla nazlanmadan geldi İrem, zira bu bölüm için ayrıca hazırlanmıştı. Sahneye iki semazen çıktı ve ‘Hu’ ve ‘Yılan Isırığı’ boyunca döndü. İşte bu bölüm, İrem’in son zamanlarını sevmeyen kitlenin tuvalete gitme zamanıydı. Ama bence konserin en başarılı bölümüydü. Kemik kitlesi ve İrem transa girdi, onları öyle izlemek iyiydi.

    “Mutlak yalnızlıkla sonsuz çoğunluğu aynı anda bünyesinde barındıran tek oluşum. Işık ve sevgiyle…” dedi, döndü, gitti. Dinleyicilerine ‘melekler korosu’ diye seslendi, onlara şefkatle gülümsedi. Çıkışta izleyicilerden biri, ‘insana yetmiyor ki’, bir diğeri ‘kendimi sarhoş gibi hissediyorum’ dedi ama en son duyduğum fantastikti. “Biz bu gece meleği gördük, değil mi!”

    Elif Türkölmez
    http://www.radikal.com.tr

    İlhan İrem Kuruçeşme Arena Konseri Harikaydı / 03 Ağustos 2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    Kuruçeşme Arena İlhan İrem ile unutulmaz bir geceye evsahipliği yaptı. 4000 bin kişi İlhan İrem şarkıları ile coştu.

    Türk pop müziğinin temel taşlarından olan İlhan İrem geçtiğimiz gün Kuruçeşme Arena’da sevenlerine harika bir konser verdi. Yaklaşık 4000 kişinin izlediği konserde performansı ve söylediği şarkılarla seyirci ile adeta bütünleşti İlhan İrem.

    Özel bir hayran kitlesi olan İlhan İrem müzikle vermeye çalıştığı mesajları “BİR” adını verdiği konseri ile Kuruçeşme Arena’da izleyicileri ile paylaştı. Dua adlı parçası ile açılışı yapan İlhan İrem, “bu parçayı Atatürk’e ve şehitlere ithaf ediyorum” deyince seyircilerden alkış yağmuru geldi. Eski ve yeni şarkılarını seslendiren İlhan İrem’e seyirci korosu her şarkıda eşlik etti. İlhan İrem bu konseri ile Kuruçeşme Arena’da unutulmayacak bir geceye imza atmış oldu.

    Gecenin unutulmaz anlarından biri de konserin son bölümünde semazenler eşliğinde seslendirdiği şarkılar oldu. “Çağdaş Ozan” olarak adlandırılan ve sevenleri tarafından her sözü büyük bir dikkatle dinlenen İlhan İrem müziği ve şarkıları ile Kuruçeşme Arena’da çok farklı bir gece yaşattı.

    http://www.karmamagazin.com

    Eşsiz Mavi Gözlüye ve Şehitlerimize!… / 03 Ağustos 2010

    03 Ağustos 2010 | Kategorisi: Basından

    İlhan İrem Kuruçeşme Arena’da muhteşem bir konser verdi. Uzun bir aradan sonra hayranlarıyla hasret gideren sanatçı; İşte Hayat, Boşver Arkadaş, Konuşamıyorum, Yılan Isırığı gibi birbirinden güzel şarkılarını seslendirdi.

    Uzun bir aradan sonra BKM’nin Turkcell Kurçeşme Arena’da düzenlediği konserle hayranlarıyla buluşan İlhan İrem sevenleriyle hasret giderdi… “B İ R” adlı konserde klasikleşmiş şarkılarını seslendiren efsane sanatçı, “Işık ve Sevgiyle olmaya hoş geldiniz” dedi.

    ‘BU ŞARKI ŞEHİTLERİMİZ İÇİN’

    “Dua” adlı şarkısıyla konserine başlayan İrem, terör olaylarının arttığı bu günlerde anlamlı konuştu…”Dua”yı Atatürk’e ve şehit askerlere ithaf eden İrem, “Bu şarkı eşsiz mavi gözlü ve vatan uğruna şehit olanlar içindir” dedi. Bu sözlerle birlikte binlerce kişi ayağa kalktı ve alkışlar dakikalarca dinmek bilmedi. Yaklaşık iki saat sahnede kalan sanatçı, konserini semazenler eşliğinde okuduğu şarkılarla noktaladı.

    Sinan Tosun
    http://www.mgdmagazin.com

    Işık ve sevgi insanı İLHAN İREM – Hürriyet / 31 Temmuz 2010

    02 Ağustos 2010 | Kategorisi: Yazılar

    Her şeyi ışık ve sevgiye bağlayan İlhan İrem nadiren konser veriyor. Bu sebepten, ‘sevecen’lerine yarın gece Kuruçeşme Arena’da vereceği konser mühim. Neredeye 40 yılı bulan müzik hayatına genç kızların romantik prensi olarak başladı İrem. Uzun süre popüler kültür tarafından el üzerinde tutulduysa da, birden makas değiştirdi. Uzun bir süredir mistik yeniçağ müziğinin filozofudur kendileri

    İlhan İrem ortalıkta pek görünmez. Eşi Hansu İrem’le mütavazı ancak tamamen sanata adanmış iki kişilik bir hayat sürer. Nadiren konser verir. İnternet üzerinden iletişim kurar, mabedi olarak gördüğü evine kimseleri kabul etmez. Şimdi röportaj talebinde bulunsanız, yanıtları Eylül’de göndereceğini söyler. Hal böyle olunca da yarın akşam Kuruçeşme Arena’da konser verecek olan İlhan İrem şimdi ne yapıyor, nasıl yaşıyor, onu çıktığı günden beri izleyen müzik yazarı Cumhur Canbazoğlu’na (sinemamuzik.com) anlattırmak farz oldu:

    “İlhan İrem; hatasıyla sevabıyla nevi şahsına münhasır biri. Son derece samimi ve hümanist buluyorum onu. On ayrı insandan on ayrı duygu satın alıp bir albümde toplayanların ortamında itinayı fazlasıyla hak eden bir emekçi, kent ozanı. Başından beri kendini dillendirmiş, büyük bölümü kendi dizelerinden şarkılar söylemiş. Yıllar önce bu ‘ozan’ ifadesini kullandığım için neredeyse küfür yedim ama bence Bob Dylan’dan farkı yok.

    Müziği, mesajları, hareketleri beğenilir, beğenilmez o ayrı konu; ancak belli bir duruş sergilemesi, sürekli sevginin peşinden gitmesi, politik söylemi, diğer sanatlarla da haşır neşir olması, farklı bir boyutta değerlendirmeyi hak ediyor.

    Müzikal kariyerinin başlangıcı 70’lerde pop müziğin gerektirdiği şekilde kendini gösterme çabalarıyla dolu. Yine de ticari baskılara direndi, kalbindekileri plaklara aktarıp büyük bir kitlenin beğenisini kazandı. Müziğindeki asıl kırılma noktasıysa 1980’de Doğu’da iki yıllık askerlik yapması. Ülke gerçeklerini yakından tanıdı çünkü. Askerlik sonrası rotası değişti, mesela ‘Olanlar Olmuş’ parçası bunun ipuçlarını verir.

    YEDİ YIL İNZİVAYA ÇEKİLDİ

    90’lı yıllarda haksızlıklara ve çarpıklığa refleks olarak kendi dünyasına çekildi, sanatla nefes almayı seçti. Tam yedi yıl süren bu tecrit döneminden tek çıkış kanalı 100 bini aşan üyeli İrem Bağı organizasyonuydu. Bu naif dönemi kapadığında son derece cesur ve yenilikçi denemelere girişti. Beste ve albümlerin yanına kitaplar, resim sergileri ekledi. İlk bakışta göz önünde değil gibi dursa da, meraklısı ona pek çok yerde rastladı.

    Hafif müzikten başladığı uzun yolculuğunun sonunda senfonik rock’a vardı. Bestelerinde pop, rock ve Türk Sanat Müziği’nden izler, sentezler var. Artık ufku daha geniş ve derin. Piyasa işi müzikten tamamen koptu, yıllardır inatla tüketilmesi ve pazarlaması zor işler yapıyor. Sürekli arayan, üreten, kendini yenileyen ve çıtayı yükseğe koyan bir sanatçı. Bütün uhreviliğine rağmen siyasi duyarlığı da var. Sanat yönetmenliğini eşi Hansu İrem yapıyor. Son dönem eserlerinin çoğunun sözlerini yazdı ve albümlerinin kapak fotoğraflarını yine kendi çekti.

    ‘Best of’ kavramının hakkını veren nadir isimlerden olması da bence önemli özelliklerinden. Onun kuşağındakiler komik komik toplamalar çıkarırken; İrem müzikal çizgisini ortaya koyan sağlam bir arşiv yayınladı.

    Ayrıca belki de hayran kulübü en kuvvetli sanatçı. Onu sadece müzisyen olarak görmez, felsefik yaklaşımlarını da yakından izlerler. Dinleyicisine saygısından az konser verir. Cebini doldurmak için aynı şarkıları aynı yerde tekrar tekrar söylemeyecek kadar ilkelidir.”

    [b]MÜZİSYEN, RESSAM, YAZAR VE FİLOZOF[/b]

    Bursa’da doğup büyüyen İlhan İrem; 1970’te henüz 15 yaşındayken Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması’nda Marmara birincisi oldu. 1972’ye kadar Bursa Çelik Palas Oteli’nde ve Uludağ diskolarında dans müziği yaptı. 1973’te kendi imkânlarıyla ilk 45’liği ‘Birleşsin Bütün Eller/Bazen Neşe Bazen Keder’i çıkardıysa da başarılı olamadı. Plak firmasının bestelerini başkalarına söyletme isteğine direndi. İkinci 45’liği ‘Yazık Oldu Yarınlara/Haydi Sil Gözlerini’iyle de bir anda dönemin en popüler şarkıcısı oldu. 1975’te çıkan üçüncü 45’liği ‘Anlasana’ ise artık bir klasik. Tanrı’yı sorguladığı 1976 tarihli dördüncü 45’liği ‘Kuklacı Amca’ baskılar sonucu toplatıldı. Aynı yıl ilk LP çalışması ‘İlhan İrem 1973-1976’yı yayınlandı. Buradan çıkan; Havalar Nasıl, İşte Hayat, Son Selam, Ayrılık Akşamı, Sen Bilirsin ve Bal Ağızlım liste başı oldu.

    İrem’in 1973’ten bugüne kadar 20 plağı ve 29 albümü çıktı. Tam 33 tane de ödülü var, bunlardan yedisi ‘Altın Plak’. Altı kitaba imza attı, hakkında da üç kitap yazıldı. Adına 10 internet sitesi açıldı. Son albümü 2008’de çocuklar için hazırladığı ‘Tozpembe/ Progressive Çocuk Şarkıları’. Soyut resim sergileri de açıyor ve zaman zaman Cumhuriyet Gazetesi’nde yazıyor.

    Yeşim ÇOBANKENT
    http://www.hurriyet.com.tr

    İrem Bağı’nda bir gece / Tolga Akyıldız – 1 Ağustos 2010

    02 Ağustos 2010 | Kategorisi: Yazılar

    Her İlhan İrem konseri, bu ‘farklı’ adamı yakından tanımak, ne anlatmak istediğini anlamak için büyük bir fırsat. O nedenle sık aralıklarla yapılmayan İlhan İrem konserleri hasret giderme zemini oluyor.
    Devamı »