<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlhan İrem Konserleri &#187; Röportajlar</title>
	<atom:link href="http://ilhaniremkonserleri.com/kategori/roportajlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilhaniremkonserleri.com</link>
	<description>Sonsuzluk Notalarıyla Buluşmalar</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Jun 2010 20:54:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İlhan İrem&#8217;le Bir Söyleşi Hulusi Tunca</title>
		<link>http://ilhaniremkonserleri.com/hulusi-tunca-ilhan-iremle-bir-soylesi-kasim-2006</link>
		<comments>http://ilhaniremkonserleri.com/hulusi-tunca-ilhan-iremle-bir-soylesi-kasim-2006#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Nov 2006 22:22:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
<category>2006 14 Ekim Ankara</category><category>2006 29 Eylul Istanbul</category><category>Hulusi Tunca</category><category>Izmir Konseri</category><category>Roportaj</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhaniremkonserleri.com/diger/hulusi-tunca-ozel-kasim-2006</guid>
		<description><![CDATA[İlhan İrem, ‘Ayrılıkların da sonu var’ adıyla çıktığı konserler dizisi çerçevesinde İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda ve Ankara Anatolia’da sahne aldı. Sanatçı “konserlerini sürdüreceğini” söylüyor.
Toplumun bozulan dokusuna, kolay tüketilen değersizliklere karşı 14 yıldır sürdürdüğü “sessiz direniş” ardından İlhan İrem, “Ayrılıkların da sonu var” adlı konser dizisiyle, yıllar sonra ilk kez 29 Eylül’de İstanbul Harbiye Açık Hava [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlhan İrem, ‘Ayrılıkların da sonu var’ adıyla çıktığı konserler dizisi çerçevesinde İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda ve Ankara Anatolia’da sahne aldı. Sanatçı “konserlerini sürdüreceğini” söylüyor.</p>
<p>Toplumun bozulan dokusuna, kolay tüketilen değersizliklere karşı 14 yıldır sürdürdüğü “<strong>sessiz direniş</strong>” ardından İlhan İrem, “<strong>Ayrılıkların da sonu var</strong>” adlı konser dizisiyle, yıllar sonra ilk kez 29 Eylül’de İstanbul Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda sahneye çıktı, 14 Ekim’de ise Ankara Anatolia sahnesinde başkentlilerle buluştu. Muhteşem atmosferde gerçekleşen bu konserlerin ardından, yağmur nedeniyle 17 Ekim’de İzmir Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda hayranlarıyla hasret gideremeyen sanatçı, <strong>“İzmir’e mutlaka gideceğim”</strong> diyor. Yakın zamanda, müziğine yeniden ‘<strong>milat</strong>’ yaşattığı <strong>“Cennet İlahileri”</strong> albümünü yayınlayan İlhan İrem, bir yandan yeni albümle hayran kitlesini sevindirirken, bir yandan da 14 yıllık aradan sonra, onlara canlı performansını izlettirme olanağı sundu. Sanatçıyla geçtiğimiz günlerde kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.<span id="more-4"></span></p>
<hr style="clear: both" />
<p><strong>Beklenmedik bir şekilde yeni isimler eşliğinde sahne aldınız ve grubunuz da mükemmel bir performans gösterdi. Müzisyenlerinizi nasıl seçtiniz ?</strong></p>
<p>Herhangi bir sahne varyasyonuna girişmeden… Yani klasik orkestra, koro, dansçılar gibi, yeniden başlarken gereksiz bulduğum katkı ve şov unsurları olmaksızın, 14 yıl önce bıraktığım sahne formatıyla dönmek istedim. Bütün şarkılarımın yoğun bir rock potansiyeli var. Enstruman hakimiyeti çok yüksek müzisyenlerle bir Rock Band kurdum. Klavyelerdeki Artun Sürmeli, seksenli yıllardaki Grup Sevecen döneminde birlikte çalıştığımız önemli bir müzisyen. Sahne düzenlemelerini hem şarkıların aslına sadık kalarak, hem de sahnede arzuladığım rock atmosferine uygun biçimde mükemmel kurguladı. Artun, geri plandaki armonileri zaman zaman lirik, zaman zaman sert sergilerken, gitarda Gültekin Kaçar ve basta Murat Ejder, şarkıların sahnedeki ağırlıklı omurgasını mükemmel bir biçimde taşıyorlar. Cem Aksel ise, coşkulu kaynamaları, tam istediğim şekilde rüzgarlayıp biçimlendirerek davuluyla eşlik ediyor. Özetle; “Herşey şimdi başlıyor” demiştim… Konserlerime de gençlerle ve yepyeni bir grupla çıktım. Değişik tarzdaki sunumlara ve farklı tematik açılımlara ağırlık vermeyi düşünürsem, çekirdek kadroya başka müzisyenler katılabilir.</p>
<p><strong>İstanbul Konserinde, İzzet Öz, Naim Dilmener, Hakan Eren, Erhan Konuk, Deniz Durukan, Murat Meriç gibi pek çok müzik yazarı ile, Coşkun Demir, Atilla Atasoy, Sumru Yavrucuk, Özgür Çevik gibi isimler vardı. Ama protokol sıralarında, alıştığımız mankenler ve şarkıcıları göremedik. Bu konuda bir yorumunuz var mı ?</strong></p>
<p>O gece orada ve sonrasında Ankara’da çok özel buluşmalar ve ayinler yaşandı. Söylenenler yalnızca şarkı, yaşananlar konser değildi. Zamansız gizemli paylaşımların gizli / açık sağlaması yapıldı. Sadece İlhan İrem Konseri diye gelenlerin birçoğu olağanüstü farklılığı algıladı. Bütün bu çamur dünyaya karşı yaşattığımız masalsı güzellikler, keşke batağı mutlu hayat edinenlerin hemen anlayabileceği kadar ucuz tutunmalar, yüzeysel lezzetler içerseydi. O zaman, hissedilemeyen boyutlarda İlhan İrem kainatları olmazdı.</p>
<p><strong>29 Eylül, akşamüstü müthiş bir sağanak vardı. Yağmur konsere yarım saat kala durdu. İstanbul’un bütün diğer semtlerinde yağış sürerken, Açıkhava üzerindeki yıldızlar beni çok etkiledi.</strong></p>
<p>Kuantum Müziği bu ! Arzular hayatı değiştirir. Sen kendi hayatında mucizevi değişimler ararken… Düşün ki, binlerce insan, yağmurun durmasını istemiş, düşlemiş. Kainat derin düşüncelerle dönüşür, büyülenir.</p>
<p><strong>Peki İzmir’de aynı dönüşüm niye yaşanmadı ?</strong></p>
<p>Tümüyle inanç konusudur… Kitleyi ilgilendiren oluşumlarda ruhların eksiksiz buluşması gerek. Büyülü desen hiçbir negatif yaklaşımla, hiçbir noktasında kararmamalı. Kulisteki odamda kainatla bütünleştiğimde, yağmurda bekleşen dinleyicilerden bazılarının ; “Biz de İlhan İrem gibi hasta olacağız, konser iptal olsun” dediklerini duydum. Gözlerimi açtığımda, inanç zincirinin kırıldığını, yağmurun durmayacağını hissettim. Bu kez yeterince istenmedi… Ki bunda da, deryalarımıza girmişlere çok önemli dersler, sınavlar var ! Sonrasında, ışığı, sevgiyi ve diğer pek çok şeyi gördük. İzmir’e mutlaka gideceğim.</p>
<p><strong>Konserler sürecek mi ?</strong></p>
<p>Çok yoğun çağrılar var. Bazılarına gideceğim. Uzun yıllardır ihmal ettiğim kitaplarım ve resim sergileri ile de ilgilenmek istiyorum. Ve tabii, hep daha sonrası olacak !</p>
<p>Işık ve sevgiyle…</p>
<p>Hulusi Tunca<br />
Özel Röportaj / Kasım 2006</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhaniremkonserleri.com/hulusi-tunca-ilhan-iremle-bir-soylesi-kasim-2006/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlhan İrem&#8217;le Ayrılığa Son Hatice Tuncer / Cumhuriyet</title>
		<link>http://ilhaniremkonserleri.com/hatice-tuncer-cumhuriyet-23092006</link>
		<comments>http://ilhaniremkonserleri.com/hatice-tuncer-cumhuriyet-23092006#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2006 09:14:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ufuk Agun</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
<category>2006 14 Ekim Ankara</category><category>2006 29 Eylul Istanbul</category><category>Hatice Tuncer</category><category>Roportaj</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhaniremkonserleri.com/roportajlar/hatice-tuncer-cumhuriyet-23092006</guid>
		<description><![CDATA[1973&#8242;te barış ve sevgi dolu bir dünya isteyen şarkılarıyla yaşantımıza girdi İlhan İrem. Söz ve müziğini kendi yazdığı unutulmaz şarkılara imza atarak pop müzikte kendine özgü çizgisini sürdürürken seksenli yıllarda senfonik rock denemeleri yaptı. Sonraki yıllarda sesini duymaya, şarkılarını dinlemeye devam ettik ama ondan haber alamaz olduk. Bu yaz sürpriz yaparak &#8221;Cennet İlahileri&#8221; adlı sözleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1973&#8242;te barış ve sevgi dolu bir dünya isteyen şarkılarıyla yaşantımıza girdi İlhan İrem. Söz ve müziğini kendi yazdığı unutulmaz şarkılara imza atarak pop müzikte kendine özgü çizgisini sürdürürken seksenli yıllarda senfonik rock denemeleri yaptı. Sonraki yıllarda sesini duymaya, şarkılarını dinlemeye devam ettik ama ondan haber alamaz olduk. Bu yaz sürpriz yaparak &#8221;Cennet İlahileri&#8221; adlı sözleriyle hayatın çelişkilerini didik didik eden bir albümle yeniden dünyaya döndü.</p>
<p><strong>Ayrılıkların da sonu var</strong></p>
<p>İlhan İrem bu yaz sürprizlerle doluydu. Yaz aylarının başlarında tümüyle yeni şarkılardan oluşan &#8221;Cennet İlahileri&#8221; albümüyle kendi dünyasını aralayan İlhan İrem, 29 Eylül&#8217;de İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu&#8217;nda, 7 Ekim&#8217;de İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu&#8217;nda ve 14 Ekim&#8217;de Ankara Anatolia Sahnesi&#8217;nde konserlerle &#8221;Ayrılığa&#8221; son verecek&#8230;<span id="more-3"></span></p>
<hr style="clear: both" />
<p>&#8221;<strong>Bir dünya olsun ki barışta/Sevgiyle aşkla dolu</strong>&#8221; diye dünyanın hâlâ aynı ihtiyacı duyduğu sözlerle ördüğü güzel melodilerini 1973&#8242;te çocuksu ve sıcak sesiyle kulaklarımıza doldurmuştu <strong>İlhan İrem</strong>. Söz ve müziğini kendi yazdığı unutulmaz şarkılara imza atarak pop müzikte kendine özgü çizgisini sürdürürken seksenli yıllarda senfonik rock denemeleri yaptı. Sonraki yıllarda sesini duymaya, şarkılarını dinlemeye devam ettik ama haber alamaz olduk. 14 yıl boyunca sevenleriyle kendisine yarattığı &#8221;<strong>Işık ve sevgi</strong>&#8221; dünyasında müzikten hiç kopmadı. Hikâyeler, denemelerle, şiirlerle kalemini de elden bırakmadı, resim sergileri açtı.Bu yaz İlhan İrem sürpriz yaparak &#8221;<strong>Cennet İlahileri</strong>&#8221; adlı sözleriyle hayatın çelişkilerini didik didik eden tamamen kendi şarkılarından oluşan bir albümle yeniden dünyaya döndü. &#8221;<strong>Arkadaş</strong>&#8221; sıcaklığındaki sesiyle öykülerini, tasavvuf müziğinden senfonik rocka kadar uzanan müzikal yolculukta anlatıyor.Yeni albüm sürprizinin etkilerini yaşarkan İlhan İrem&#8217;in konser duyurularıyla karşılaştık. 29 Eylül&#8217;de İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu&#8217;nda, 7 Ekim&#8217;de İzmir Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu&#8217;nda ve 14 Ekim&#8217;de Ankara Anatolia Sahnesi&#8217;nde üç konserle dönüyordu. &#8221;<strong>Ayrılıkların da sonu var&#8217;</strong>&#8216; mış gerçekten.İlhan İrem&#8217;e sorularımızda şarkılarından yola çıkarak yıllardır kapandığı dünyasının kapılarını aralamaya çalıştık: </p>
<hr style="clear: both" />
<p><strong>Albümlerle ilk ilişki kapağından başlar. Ben de albümü elime aldığımda adına takıldım. &#8221;Cennet İlahileri&#8221; dini motiflerin olabileceği hissi uyandırmıştı bende. Neden böyle bir ad verdiniz albümünüze?</strong></p>
<p>&#8221;33 yıl boyunca bütün şarkılarım göksel inişler, yükselişler taşıyor. &#8216;Anlasana&#8217; da belirginleşip, sonrasında yoğunlaşan mistik dokunuşlar var. Öte yandan, yaşadığım coğrafyadaki güzellikleri, özgürlükleri tırpanlamaya, karartmaya niyetli olanlara yakası açılmadık şarkılar. Ama aşk ilahi&#8230; Olağanüstü&#8230; Gündelik sakat alışverişlerle ilgisi yok hiç. Kâinatın sonsuz mavilerinde erimek, boşluklarda kendine karışmak. Başka yerlerde, başkalarında huzura yayılmayı anlatıyorum. Hepsi birer umut ilahisidir.&#8221;</p>
<p><strong>Tasavvuf müziğinin neredeyse simgesi neyle başlıyoruz ve aniden bir patlamayla irkiliyoruz. Biraz Mevlüt&#8217;ten alıntı ama aşk ve yalnızlık temasıyla buluşuyoruz. Tasavvuftan nasıl etkilendiniz? Bu yoğun aşk ve yalnızlık duygusunu anlatır mısınız?</strong></p>
<p>&#8221;Dinlerin, dünya üzerindeki bütün ayrılıkların ve savaşların sebebi olduğunu düşünüyorum. Türklerin Şamanizm dininde kalmalarını isterdim. Tasavvuf, evrenin bütünlüğü. Canlı cansız her şeyi kendi parçan bilip, zarar vermeme hali &#8221;ışık ve sevgi&#8221; anlatımlarımla örtüşüyor. Sevgiyle, aşkla, çevrenin, insanların, hayvanların haklarıyla ilgilidir. Ümmetçilerin dağları, madenleri, kıyıları, adaları parsellemeleriyle kavga eder. Tanrıdan korkmaz, Tanrıyı sever, onunla söyleşir, şakalaşır. İlahi aşkı karşılıklıdır. Sadece kelebeğin kanatlarındaki renklere inanıyorum. Yalnızlığım kaçınılmaz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;Hu&#8221; şarkısında yaşamla hesaplaşma var sanki.. &#8221;Müjde&#8221;, ölüm ve düğün üzerine bir ikilem. &#8221;Yılan Isırığı&#8221;nda yine aynı duygular. Sondaki cennette umut algılıyorum. Yaşamla bu hesaplaşmalarınızı anlatır mısınız? Umut var mı gerçekten?</strong></p>
<p>&#8221;Dalgalar aynı ninnilerle, aynı kayalıklara çarpıp duruyor: &#8221;Hu hu deja vu.&#8221; Töre cinayetlerinde, afetlerde ölen, intihar eden, yazgısı ortak gelinlerin hikayesi &#8221;Müjde&#8221;. Gitar solodan sonra, alıcı kuş söylüyor şarkıyı. Ölümcül düğün şenliklerinde boğuluyor yarın. Ne gam! &#8221;Yılan Isırığı&#8221; asla pes etmeyen avare bir dervişin yolculuğu.&#8221;</p>
<p><strong>Tören yine bir ölüm teması&#8230; Etkileyici ve sade giriş&#8230; &#8221;Dem&#8221;, ebabil peşinde belki özgürlük belki kurtuluştur ve büyücüler. &#8221;Mahşerin Dört Atlısı&#8221; biraz da isyan. Yenilgi mi yoksa mücadele mi var şarkılarınızda?</strong></p>
<p>&#8221;İyi şarkılardan kendinize ve hayatınıza paylar çıkarabilirsiniz. Mükemmel şarkılar, yaşanan hayata indirgenemeyen karışıklık ve rahatsızlık duygusu verir. Cennet İlahileri, kapağından son kelimesine kadar, bulunduğunuz yere göre açılır veya kapanır. &#8221;Tören&#8221; doğumdur. Arınış, yeni güzellikler. Bütün albüm törendir. Gece ve gündüzün çelengi örülüyor. Kıldan ince kılıçtan keskin köprülerden geçip, Ölümü, doğumu, sessizliği, kavgayı, yenilgiyi, zaferi hiçliyorlar.&#8221;</p>
<p><strong>Özlem, ölüm, ağlamak ve gülmenin birlikteliği yine. Geçmiş ve gelecek, hep ikilemler&#8230; Yaşamda ikilemlerin neresindeniz? Tüm bu duygular Hansu Hanım&#8217;la ortak yaşanıyor diye düşündüm. Böyle bir sevgide bu kadar yalnızlık ve acı nasıl yaşanır?</strong></p>
<p>&#8221;Kutsal kitapların ve mitolojik metinlerin ilahi rüzgarları var. Bu albüm, dünyanın bugünlerinde dinleri aşan bir sevgi çatısı olarak yaratıldı. Alt kaynamalardaki zahiri ikilemleri, yalnızlık ve acıları kainatsal güzelliğimize dönüştürdük. Kendini derinden bakıldıkça ele veren şarkılar bunlar. Nereden bakılırsa orayı gösterecek.&#8221;</p>
<p><strong>Popla başlayan rock, senfonik yapılar deneyen bir sanatçının müzik yaşamında bu albüm nerede duruyor? Yeni senfonik tarz denenmiş, rock, pop temalar ve tasavvuf etkileri desem yanılmış olur muyum? Siz bu albümle geldiğiniz müzikal noktayı anlatır mısınız?</strong></p>
<p>&#8221;Şiirsel ve müzikal yönlerden çözülüşü zor görünen, yolculuğun bugün vardığı yerdir. Beklentileri aşmakla birlikte, İlhan İrem izleyicileri &#8221;Cennet İlahileri&#8221; ile çok özel bir buluşma yaşıyorlar. Tavus kuşunun olağanüstü kuyruğu dinledikçe, anladıkça açılacak. Konsept bütünlüğü olan, progressive, senfonik rock&#8217;tır, İlhan İrem albümüdür.&#8221;</p>
<p><strong>Neden bu kadar ayrı düşüldü, kavuşmak için mi?</strong></p>
<p>&#8221;Kavuşan, ayrılan, görünen, görünmeyen, sadece beden. Seslenişlerimi duyuyor, duyabilenler. Konserlerde dediğiniz anlamda hasret gidereceğiz. Yoğun bir yaratım sürecindeyim. Başka konserler de olacak. Her şey şimdi başlıyor&#8230;&#8221;</p>
<p>Hatice Tuncer<br />
Cumhuriyet / 23.09.2006</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilhaniremkonserleri.com/hatice-tuncer-cumhuriyet-23092006/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
