• Ana Sayfa
  • İlhan İrem Konserleri
  • İlhan İrem
  • Forum
  • Fotoğraflar
  • Hatıra Defteri
  • Melek Tozları İlhan İrem Forumları – İstanbul Konseri Sonrası

    İstanbul Konserine Dair…

    “Bütün ışık işçilerine sonsuz teşekkürler… Konsere gidemedim ama 2,5 saat boyunca konseri telefondan dinledim… 21:30’da trene binmek için istasyona geldim ama trende dinleyemeyeceğimi dinlesem de haykıramayacağımı düşünerek 23:15’e kadar istasyonda yağmurun altında Üstatla coştum.. Hasta olmuşum galiba sanırsam kesinlikle. Bir yıldızla hepimiz ters köşe olduk… Diğer konserler için tahminlere başlama zamanı… Oyum Anlasana… Hep denedim hep yenildim olsun yine deneyeceğim yine yenileceğimden yenilgi yenilgi büyüyen zafere diyorum ve Anlasana olacak… Konserde Koridor’dan eser yoktu takip ettiğim kadarıyla… Ankara’da olur umarım… Işığa Aşkla…”

    s(c)enaze « 30 Eylül 2006, 00:45:10 »


    “Konser nasıl mıydı? Göklerdeki yıldızlara benzer sanatçılarla başlayan, “ışık ve sevgiyle merhaba” selamlaması ve “giderken bıraktığın asmalar üzüm olmuş”la (Olanlar Olmuş)la ikinci parçaya hızlı bir giriş, Yazık Oldu Yarınlara, Sevecen, Gemiler Döner Geriye, Terazi,” yıllardan sonra bu akşam ilk defa anılar içinde baş başayız seninle”yle (Ben Değilim), ilerlerken Anlasana’yla zirveye tırmanış, Ali Veli Maria, İşte Hayat, Konuşamıyorum’la devam ediş, “Bugün Benim Doğum Günüm”le başlayan 20 dakikalık 4000 kişilik koroyla ayakta tam dört parça (Boşver Arkadaş ve Şalamar vb) Cennet İlahileri’ne giriş Ask Kapıları’yla kapanış.
    İlk parça da gözlerimizi doldurdu onu sahnede görmek bile her şeye yetti
    Ne kadar özlemişiz
    Konser iki buçuk saat sürdü
    Diğer konserlerde canımızı sıkan ara verme olayı olmadı
    Başladığı enerjiyle değil zirvede bir performansla konserini bitirdi
    Orkestra muhteşemdi
    Tüm parçalara eşlik edildi
    İtalyanca bir parça söyledi
    Tekrarının olacağının müjdesini verdi (artık sık sık görüşeceğiz)
    Kaçıranlar peçete stoku yapsınlar bence
    DVD’den izlerken lazım olacak”

    stability « 30 Eylül 2006, 02:21:54 »


    “evet;
    Ayrılıklarında sonu var,Büyük şair, filozof, bestekar, yorumcu, sanatçı ve adam gibi adam İlhan İrem biz sevecenleriyle Harbiye Açıkhava’da buluştu ve 18 yıllık hasret sona erdi. Bu gece muhteşemdi, sürpriz finalin müthişti. Sana doyamadık, öyle ki konserden sonra yine seni konuştuk, eve geldim seni dinliyorum. Yıllar geçtikçe daha da büyüyen eşsiz usta, gönül insanı sana sonsuz teşekkürler. Allah razı olsun.

    ”sensizliğin acısını sen nereden bileceksin, sen hiç sensiz kalmadın ki””

    necessary « 30 Eylül 2006, 05:17:43 »


    “Gerçekten konseri anlatmak için kelimeler yetersiz… Ne de çabuk bitti, oysa daha söylenecek şarkılar vardı… Ve konserden 2 saat öncesine kadar sürekli yağan yağmurdan, konser sırasında bir damla bile düşmedi. İlhan İrem’in de dediği gibi: “hepimizin dileği; yağmuru da durduk”…
    Zaman her şeyi SİLMİYOR….”

    spring « 30 Eylül 2006, 08:23:46 »


    “Olağanüstüydü… O bir yıldız… Sahnede muhteşemdi… Ben ve yanımdaki hiç tanımadığım insanlar birbirimize sarılıp ağladık sevinçten, kelimelerle anlatılamaz. Müthiş bir duygu selinin ortasındaydık. Heyecan fırtınası vardı. Çığlıklar, ışıklar, alkışlar… Herkes ayaktaydı. Ama yağmur yağmadı. Onu öyle özlemişiz ki…”

    sidarta « 30 Eylül 2006, 09:23:52 »


    “Beni hayata bağlayan, anlamlandıran, hüzünbaz birinin yaşam kaynağını dehlizleştiren, bizcil aşklara yelken açtıran İlhan İREM konserine gidemedim…Neden mi? Yağmurlu bir havada Ortaköy’de denizi seyredip, kulağımda İlhan İrem’i dinlerken ruhum en yüksek seviyeye ulaşırken, sanırım bedenim bu soğuğa yenik düştü…

    Ve ben gribal enfeksiyonla yatağımda hasta bir şekilde konserde yaşadıklarınızı ah ederek geçirdim…

    Ama Ankara ya da İzmir konserinden birine gidicem.

    Sevecen dostlarına;

    Konseri kaçırıp da İzmir ya da Ankara konserine gitmek isteyenlerle birlikte gidebiliriz. Sabahtan çıkar konserden sonra da İstanbul’a döneriz…

    Biraz yorucu olur ama buna değer….”

    Emrah Ceylan « 30 Eylül 2006, 09:51:23 »


    “Konser muhteşemdi… Sahneye ilk adımını attığında kalbim duracak sandım! İnanılmazdı… Gözyaşlarıma engel olamadım onu görünce!! İlhan İrem’in performansı olağanüstü idi! Hayatımın en güzel gecesini yaşadım… O’nu 1 dakikada olsa bir kerecik görmeyi çok istiyordum… Ve bu isteğim 1 saat 45 dakika ya yayıldı! Ama yetmedi… Kısacık geldi… Sabaha kadar sürse orada dururdum…. Yağmur şakır şakır yağsa yine onu saatlerce izlerdim…. Ama dualarımız işe yaradı olsa gerek tek bir yağmur damlası bile yağmadı konser boyunca…
    İlhan İrem seni çok seviyorum… İyi ki varsın…”

    dila « 30 Eylül 2006, 19:21:26 »


    “Bu bir konser değildi… 29 Eylül akşamı yaşadığımız olayın tek bir adı var …VUSLAT……..”

    saki « 02 Ekim 2006, 10:36:10 »


    “Beyaz ayinler gördüm. Döndükçe dönen.
    Döndükçe kah yerde, kah göklerde.
    Muhteşemdiler.Konserden çok daha öte bir şeydi… İnanılmaz… Çok büyük bir duygu seli yasandı 4 bin kişi tek yürek oldu çığlıklar, haykırışlar, alkışlar ve gözyaşları… Gerek İlhan İrem gerek 4 bin seyirci (sevecenler) muhteşemdiler… Asla unutulmayacak bir gece yaşandı…”

    donkisot95 « 02 Ekim 2006, 19:34:24 »


    “Bence seyirci konserden çok daha iyiydi. Beş bin kişiye yakın seyirci vardı. Yaş ortalaması diye bir şeyden söz edemem. 8 yaşında da seyirci vardı, 80 yaşında da. Bu bir sanatçı için nasıl bir şereftir ki; tanıtım olmadan, dandik bir afişle 14 yıl sonra konser verip de Açık Hava’yı tam doldurup çığlık çığlığa herkes eşlik etsin. Sanatçı olup da İlhan İrem gibi olmak var…Açılış parçasının Bir Yıldız olarak seçilmesi konserin coşkusunu daha en baştan körükledi bence. Eğer Anlasana veya Yazık Oldu Yarınlara gibi parçalarla açılsaydı başlangıç o kadar heyecanlı olamazdı. Hoşgeldin ise bambaşka bir ruh ortamı yarattı konserde. Sadece piyano ile söyledi ve seyirci mükemmel eşlik etti. Sanırım en büyük coşku İşte Hayat’ta yaşandı. Seyircinin sesinden şarkıyı dinleyemedim. Olanlar Olmuş’da eğer konserde çalındığı gibi kaydedilirse çok güzel bir 3.versiyon olabilir.

    Nasıl heyecanlandığımı anlatamam. İlk beş saniye dizlerimin bağı çözüldü. “-Fırat, kendine gel!” dedim kendi kendime. Sonra nasıl bir çığlık attıysam, iki gün konuşamadım.

    Konserin en gereksiz anı ise playback kısmıydı. Son iki parça şov ile birlikte playback çalındı. En azından yarım playback yapılabilirdi. Ama yine de konserin o büyük güzelliğini gölgeleyemez.

    Ankara’ya da gidiyorum !”

    ormanbaba « 08 Ekim 2006, 14:14:41 »


    “Beylikdüzü’nden yola çıkarken hava kapalıydı. Şirket arabasıyla Şirinevler’e kadar geldim. Şirinevler’de burnuma “pıt” diye bir şey damladı. Havaya baktım. “-N’olur.. Bugün hiç sırası değil Allah’ım” dedim. Şirinevler’den otobüse bindim. Üst kata oturdum. On camda ufak tefek damlacıklar belirdi. Millet Caddesinde bir şey yoktu. Unkapanı Köprüsüne çıkar çıkmaz “kraşşş-şooorrrr” diye yağmur boşalınca “-Sağol Allah’ım.” diye kinayede bulundum. Yol biraz tıkandı. Ömer Hayyam’da yağmur azaldı. “-Ha gayret Allah’ım” dedim. Meydanda inince yağmur durdu. “-Hikmetinden sual olunmaz!”Taksiyle konser alanının önüne geldim. Hiç kalabalık yoktu. Toplasanız 10-15 kişi ya vardı ya yoktu. Toplu tırsma aini düzenledik. Ve neyse ki konser tam doldu.

    Allah 14 senede bir konser veren sanatçıya yardım eder

    Sonrasında ben biraz soğuk aldım. İki gün sonra Bilecik’e gittim. Orda da soğuk aldım. Ve şu an hastayım

    İlhan İrem için 39 derece ateş değer.”

    ormanbaba « 08 Ekim 2006, 14:27:57 »


    “benim doğum günümdü..o kocaman yürekli derviş, o güzeller güzeli ışıkadam, “buruk”u söyledi benim için.. ve tüm güz çocukları için.. her doğum günümde dinlediğim, dinlerken hep biraz “buruk” olduğum o güzelim şarkıyı.. inanılır gibi değildi ki.. İnanamadım ki…

    Aldığım en güzel doğum günü hediyesiydi…

    gecenin derinliklerinde şakırdayan anahtarlar kainatın en ötelerindeki sır kapılarını açtı..
    ve seyyah-ı avare düştü yollara yeniden,
    ışık ve sevgiyle…”

    violet « 05 Ekim 2006, 12:42:26 »


    “Öncesinden sonrasına, bambaşka güzellikte yaşandı her şey..

    Sevecenlerin konser alanı dışındaki tatlı telaşları, sevgi
    Paylaşımları, eşine az rastlanır görüntülerdi..

    Bütün bu yaşananlar ; bir meleğin düşleri..

    Yıllardır kendisinden dalga dalga yansıyan zarafet,
    her bir Sevecen’inde öylesine berrak görülüyordu ki !

    Konser alanına girip yerlerimizi aldığımızda, yılların derin özlemiyle,
    nasıl yürekten söyledik şarkılarını çığlık çığlığa !

    Yıllardır körlerin sağırları ağırladığı yapay sahneleri görüntüleyen
    medya için de
    şaşkınlık vericiydi haykırışlarımız !

    Kameralar, mikrofonlar uzatıldı bu muhteşem titreşimlere,
    hayret dolu ifadelerle !

    Ortam adamı olmayı çoktan reddetmiş biri,
    hiçbir koşulda eğilip bükülmeyen asaletli duruşuyla, yıllardır
    görünmezken buralarda,
    sahtelik kokan tanıtımların sonsuz bir adım uzağında, nasıl
    sevilebiliyordu bu denli ?

    Ve 33 yıllık sanat serüveninin paha biçilmez eserleri, nasıl dillerde
    ve gönüllerdeydi böylesi ?

    Rahatsızlığı haftalardır devam eden Sevgili Eşim Meltem,
    Sevecen Dostlarımızın dualarıyla son anda gelebilmişken konsere,
    yanında oturan Sevgili Rabia Hanım’la birlikte beni bile hayrete
    düşüren bir coşkuyla,
    yürekten dalış yaptıkları her bir şarkıda, nasıl tutuşturdular
    Sevecenleri !

    İnsanları..sevecenlerini paramparça ayrıştırıp, sonra yeniden
    toplayabilen kozmik bir cerrah’a,
    İlahi bir terapist’e gelmişti çünkü..

    Alkış fırtınası içinde, yıllardır yüzünden hiç eksilmeyen o bebeksi
    gülücükleriyle sahneye geldiğinde, doyamadım gözlerimden süzülen yaşların
    güzelliğine..

    Bu kadar mı yürekten sevilir bir insan !

    Dürüstlük sağlaması çoktan yapılmış bir sarmalanış !
    Sonsuz bir sevgi ve saygı halesiyiz, hayatında..

    Sahne hakimiyeti muhteşemdi !

    Orkestrayı yönlendirişindeki zarif çizgisi, sahnedeki eşsiz duruşu,
    Sevecenleriyle olan iletişimi kelimelerle anlatılamayacak kadar
    büyüleyiciydi !

    Ya sahne performansı !

    İnanılır gibi değildi…

    Dua ettim içimden sürekli…”Ne olur biraz dinlen, ne olur biraz mola
    ver” diye..

    Eminim, o da Sevecenlerini çok özlemişti..
    Yoksa her şey, fizik kurallarını böylesine hiçleyecek kadar muhteşem
    olabilir miydi..

    Bizleri tutuşturduğu dakikalarda şüpheye düştüm bir ara..
    Yoksa sadece önlerdeki bir-iki sıra mıydık, sahneye yakın olmanın
    avantajıyla
    böylesine coşan ?

    Arkamı döndüğümde, gördüğüm manzara karşısında ürperdim !

    Bir sevgi depremiyle yıkılıyordu bütün alan, en yukarıdaki koltuklara
    kadar !

    Hele Şalamar’ın rock versiyonunda bizlere bir “Basubadelmevt” dedirtişi
    vardı ki,
    dumura uğramışlardır eminim; aramızdaki medya mensupları

    Semazenler eşliğindeki son bölüm, yıllar yılı unutamayacağım bir
    lezzetti benim için..

    “Yılan Isırığı” ve “Aşk Kapıları”ndan sonra daha ne söylenebilirdi ki !

    Yine de inanamadık vedasına..

    “Her şey şimdi başlıyor” deyişi, özlemiyle korlanan yüreklerimize su
    serpti..

    Sahneyi terk edişinin ardından, çağırıp güzel ismini, dakikalarca
    haykırdı sevecenleri..

    “O anda durdu zamanlar, öylece kaldık !..”

    “Kapattık kardeşim..” diyene kadar görevliler

    İyi ki var..ve iyi ki varsınız..

    Hepinize sonsuz teşekkürler..

    Işık ve sevgiyle…

    (Ahmet BAYSAL adına akzambak tarafından eklenmiştir)”
    akzambak « 01 Ekim 2006, 11:57:40 »


    Rüya mı Gerçek? Gerçek mi Rüya?
    “Öylesine muhteşem,
    Öylesine giz dolu…
    Coşkulu..Göklerde miydik hep birlikte,
    yoksa gökler mi yere inip sarıp sarmalamıştı bizi efsuni senfonilerle?

    Rüyaydı yıllar öncesi,
    ve dün gece bu rüya gerçekleşti.
    Lakin,
    Hangisi rüya hangisi gerçek.
    İçiçe hepsi…
    Kusursuz bir paralellikle, odak noktaları karşılıklı getirilen aynalarda oluşan sonsuz görüntüler gibi.
    Rüya ile gerçek, gerçek ile rüya…
    Ve yaşamla ölüm gibi
    İçiçe hepsi
    Senin gibi, benim gibi, bizim gibi.

    Sonu,
    böylesi bir kavuşmayla biten hasrete,
    can feda.

    Şeb-i arus misali bir gecede,
    Ölmeden evvel ölmek..
    Ve o anı, tüm muhteşemliğiyle içine çekmek…

    Ne mutlu bizlere ki,
    Zamansızlık yolculuğunda, aynı gezegendeyiz.

    Ey hakikat yolcusu, Hak aşığı!
    Aşkı senden öğrendim ben.
    Seyyah-ı avare misal,
    Aşk, aşk diye ağlarım her dem.

    Yaşadıklarına,
    yansıttıklarına,
    anladığımız kadarıyla, paylaştıklarına..

    Ömürler boyu, sonsuz sevgi ve saygıyla,
    Işığın aşkıyla…”

    akzambak « 01 Ekim 2006, 01:48:21 »


    “Işığın bedenlenişiydi…
    “Aramızda hava, su, toprak, mesafeler” yoktu!
    Hepimiz B1İ1R’dik.Işık ve sevgiyle”

    Nokturn « 01 Ekim 2006, 02:04:10 »


    “Gözlerde yaş olmayınca gönüllerde gökkuşağı oluşmazmış. Üstat gözlüklerle kapamaya çalışsa da dün akşam binlerce gökkuşağı gördüm ben gönülden gönüle uzanan.”picotti « 01 Ekim 2006, 03:01:15 »


    “Yer ile “Gök”ün seviştiği eşsiz bir gece;
    Ürperişler an an, hece hece…
    Bilmemece ya da bilmece(!)
    Sessiz sessiz, ince ince..!

    Işığın Aşkıyla
    Fatih SICAKYÜZ”

    Servant Of Eden « 01 Ekim 2006, 06:29:45 »


    “Üzerimize serpilen yıldız tozlarının altında…
    Her yanımızı saran sonsuzluk notalarında…
    Ne yana kanatlansan o yana uçuyorduk!Sizi Seviyorum
    Işık ve sevgiyle”

    cicekkiz « 01 Ekim 2006, 13:20:01 »


    Kaynak: http://melektozlari.com

    Bazı mesajlardaki imla ve yazım hataları düzeltilmiştir.


    İlhan İrem Duyuru Listesi

    İsim:
    E-posta:

    -